17 milyar dolarlık büyüklüğü olan 7 fona yatırım yapanlar ne olacak? Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 fonun tasfiye edildiğini açıkladı. Bu 7 fonun 550 bin yatırımcısı ve bu fonların..
Ekonomi yönetimi proaktif bir adımla aslında bu süreci iyi bir şekilde yönetiyor. 7 portföy yönetim şirketinin 130 tane fonu var. Bu 130 fonun içerisinde para piyasası fonları, hisse senedi, yoğun fonlar, serbest fonlar da var. Dolayısıyla bu durum 353 bin 224 kişiyi yani 891 milyar liralık bir portföyü kapsıyor. Özellikle bunun altını çizelim.
SPK’nın dünkü, hafta ve bülteninde göre yaptığımız hesaplamalar bunu gösteriyor. Yani aslında bir hayli yüksek bir tutardan ve 353 bin yatırımcıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu tasfiye süreci şu anda alım-satım yapılamıyor. Şu anda herhangi bir işlem yapılmıyor.
Peki süreç nasıl işleyecek?
Evet, SPK’nın bunu en kısa zamanda birkaç gün içerisinde açıklamasını bekliyoruz. Ancak geçmiş dönemlerden baktığımız zaman süreç tasfiye süreci şudur: Yani sizin fonlardaki paranızın battığı anlamına gelme Öncelikle bunu belirtelim. Bu önemli. En önemli noktalardan biri bu. Çünkü fonlara örneğin para piyasası fonlarına 3 gün sonra, 4 gün sonra kredi kartı borcunu, okul taksitini ya da farklı borçlarını ödemek için yatırım yapanlar var. Çünkü esneklik sağlıyor. Anlık para çıkışı giriş çıkışı yapılabilen yerler. Buradan parayı çekemeyen kişiler elbette şimdi ne olacak? Paramı ne zaman alacağım diye tabii ki merak ediyor.
Ancak bu sürece dair şunu belirtmemiz gerekiyor. Likit varlıklarda para piyasası olan varlıklarda hızlı bir şekilde ödenebileceğini söyleyebiliriz. Ancak içerisinde hisse senedi olan fonlar ki zaten bu süreci tetikleyen de budur. Yani içerisinde 3-4 tane hisse senedi olan ve bu hisse senedi ederinin 30-40 kat üzerinde olan fonlardan bahsediyoruz. Yani ancak şunu belirtelim. Para piyasası fonlarında olanlar bu hisse ve fonları alanların parası batmayacak. Takasbank’ta güven altında. Ya portföy yönetim şirketleri batsa dahi onlara haciz gelse dahi bu fonlara, bu fonlardaki katılımcıların paylarına herhangi bir şey olmaz. Ancak ne olacak tasfiye sürecinde?
Tasfiye süreci şudur: Tasfiye bu fonların içerisindeki varlıkların belli bir periyotta, belli bir zaman içerisinde satılması anlamına, nakde dönüştürülmesi anlamına gelir. Bu fonlar önce nakde dönüştürülecek. Kaç tane? Önce SPK şunu tespit edecek. Kaç tane bu fon katılımcısı var? Bu fonların ederi ne kadar? İçerisinde ne var? Tahvil mi var? İşte senedi mi var? İşte repo mu var? Bunların hepsi tek tek tespit edildikten sonra bunların satışı gerçekleşecek.
Peki satış ne zaman gerçekleşecek?
Bu satışla ilgili takvimi SPK açıklayacak. Ancak mevzuatlarda baktığımız zaman burada 6 aylık bir süreç öngörülüyor. Tabii ki bu süreç para piyasası fonlarından çok daha kısa olacaktır. Çünkü kolay nakde dönü döndürülen bu kadar gelen bir yatırım aracından bahsediyoruz. Para piyasası fonlarını daha hızlı nakde çevirebilirsiniz.
Peki kim ne zaman alacak parasını?
En çok merak edilen konulardan bir tanesi bu. İlk giren ilk çıkar prensibi burada devreye girecek. Yani bu fonları ilk alanlara fon satışları, fonların içerisindeki varlıklar satıldıktan sonra ilk girenlere ilk ödeme yapılacak.
Peki bu fonlar değer kaybetmeyecek mi?
Elbette bu değer kaybı satış dönemindeki eğer piyasa fonunda ise para piyasası içerisinde para piyasası fonlarının içerisinde eğer hisse senedi yoksa burada hisse senedi ile ilgili bir işlem yoksa burada faiz kazancı da elde edilebilecek, para değerleri artabilecek. Ancak içerisinde hisse senedi olan serbest fonlar, hisse senedi yoğun fonlar varsa tabii ki biraz önce de söylemiştik. Bu hisseler normal hisseler değil. Ederinin yani 7 liradan işte 130 liraya gelen hisselerden bahsediyor. 30-40 kat arttırılmış yani fon büyüyor, fon o hisseyi almaya devam edince yani fon büyüdükçe fon ederinden ederi olmayan hisseyi almaya devam ettikçe hisse katlanıyor. 20-30 kat artıyor. Dolayısıyla şimdi 20-30 kat artan hissenin satılması satışa koyduğunuzu varsayalım. Bugün X hissesini satmaya kalktınız. Peki alıcı çıkacak mı? Çıkmayabilir. İşte o zaman ne oluyor? Taban dediğimiz yani eksi %10’la hisse senedi güne başlıyor ve hiç alıcı çıkmıyor. Alıcı çıkmayınca satılmıyor. Ta ki işte makul bir değere geldikten sonra burada satış gerçekleşebilir. İşte bu satış gerçekleştiği anda hissenin değeri neyse fonun değeri de oraya inecek. Yani hisse senedi yoğun fonlara yatırım yapan portföy yatırımcısının burada bakiyesinde azalma olabilir.
Ancak burada paranın sıfırlandığı anlamına gelmez. İşte alıcısı çıktığı zaman bu hisseler satılacak ve fon nakde döndükten sonra katılımcısına tek tek ödemeyi yapacak. Ancak bununla ilgili dediğimiz gibi takvim henüz belli değil. Ama bu şu anlama geliyor. Portföy yönetim şirketlerinin artık işlem yapması şu an itibariyle bloke altında. Yani işlem yapamayacak.
Buradaki hisse senetlerini ya da fonlarını ya da fon yatırımlarını hiçbir şekilde portföy yönetim şirketleri müdahale edemeyecek. Dolayısıyla buradaki varlıklar aslında ekonomi yönetimi tarafından, SPK tarafından güvence altına alındı. Bu aslında yatırımcıyı koruyan bir hamleydi.

Biz bunun aslında işaret fişeğini ne zaman almıştık? Ağustos itibariyle SPK bir fon rehberi yayınlamıştı. Orada dedi ki; hisse senedi eğer portföyünüzde bir hisse senedi varsa bunun ağırlığı %5’i geçemez. Eğer geçiyorsa bunu yıl sonuna kadar siz periyodik olarak peyderpey azaltmak zorundasınız diye belli bir oranlar kademeli bir oran getirmişti. İşte o noktadan sonra hisselere satışlar gelmeye başladı. Çünkü fonların o belirtilen oranlara doğru geri gelmesi gerekiyordu. Yani hisselerin satması gerekiyordu. İlk başta tabii ki panik oluşmadı. Ancak birkaç gün sonra fonlardan para çıkışı hızlanmaya başladı. Panik havası oluştu. İşte bir tane portföy yönetim şirketi temerrüde düştü. Aynı şekilde zincirleme etki yaratmaya başladı. Ta ki bunun finansal sisteme zarar verebileceği ile ilgili bir endişe oluşunca bu noktada ekonomi yönetimi zaten buna hazırlıklı olduğunu anlıyoruz.
Çünkü Finansal İstikrar Komitesi toplantıdan sonra Merkez Bankası’nın adımları SPK’nın açıklamaları ve hamleleri zaten bunlara aylardır hazırlanıldığı ile ilgili ipuçları bize veriyor. Ki zaten bununla ilgili SPK’nın o düzenlemesi aylardır devam ediyor ve sonuç itibariyle bugün gelinen noktada da hemen proaktif müdahaleler geldi. Yatırımcıyı ve piyasayı korumak için ve bunun karşılığında zaten BIST 30 hisseleri alınan kararın SPK’nın düzenlemesinin dışındaydı.

Ki bugün de gördüğümüz bugün de görüyoruz senetlerine baktığımız zaman %8-9 artan şirketler bankacılık endeksi ve diğer taraftan BIST 30 endeksinde yer alan hisseler ve zaten likidite adımları çok önemli burada. Burada repo ihalelerinde, haftalık repo ihalelerinde 1 milyar lira ile piyasayı fonluyordu Merkez Bankası. Bugün itibariyle 300 milyar liralık fonlama yaptı. Dolayısıyla piyasayı sakinleştiren önemli bir adımdı.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)